top of page

Kendini Arayan, Yitirmeden Bulamaz!

  • 11 Oca
  • 2 dakikada okunur

Bazen hayat, sizi en güvendiğiniz dallardan aşağıya bırakıverir. 1994’te başlayan bu yolculukta, 2025 benim için takvimlerin değil, ruhumun kışına denk geldi. Güzel başlamıştı oysa; ellerim çiçeklerle doluydu, sofralarım herkese açıktı, rüzgar hep arkamdan esiyordu. Sonra birer birer kararmaya başladı ışıklar. Emek verdiğim bahçeler kurudu, hayallerim birer birer suya düştü. Ama asıl fırtına dışarıda değil, içeride koptu.


Videonun o hüzünlü sesi yankılanıyor kulaklarımda: "Bazı yükler fazla ağır gelir insana."



Ben omuzlarımda sadece kendi hayatımı taşımıyormuşum meğer. Sırtımda, "dost" dediklerimin konforunu, "akraba" dediklerimin eksiklerini, çevremdekilerin bitmek bilmeyen iştahlarını da taşıyormuşum. Herkesi doyururken, kendimin ne kadar acıktığını fark etmemişim. Ne zaman ki o büyük "zarar" kapımı çaldı, ne zaman ki sırtımdaki o yükü hafifletmek için en yakınlarıma elimi uzattım; işte o an anladım:


Yarı yolda indirsen, yüküne yazık; ömrünce taşısan, sırta yazık.

Bunca yıl düşmesin diye omuz verdiğim eller; ben düşerken yanımda yoktu. Dostluklar, arkadaşlıklar, akrabalıklar kağıt(₺) parçasının gölgesinde kaybolup gitti. İbrahim Kalın'ın dediği o "perde" aralandı ve arkasından sadece koca bir boşluk çıktı.


En acısı da ne biliyor musunuz?


Işığınız parlarken gölgenizde serinleyenlerin, karanlık çöktüğünde size ilk tekmeyi vuranlar olması.

İyi günün meyvesini yiyenler, kötü günün faturasını size kesmekten hiç çekinmiyorlarmış. Yıllarca o karların içinden nasıl güneş çıkardığımı unutmuşlar. Meğer sevgi de, sadakat de bazen sadece birer "hesap defteriymiş".


şanlı ağaç
Şanlı, Görkemli

Ama ben bugün 2026’ya, yediği ayazı unutmayan ama kıştan da korkmayan bir adam olarak giriyorum. Hayatımdaki o kayıp, aslında hayatımın en pahalı ve en değerli "hakikat dersi" oldu. Kimin "şahit", kimin "sahip" olduğunu; kimin sadece "sofraya" ortak, kimin "sancıya" ortak olduğunu gördüm.


O videodaki gibi;

Kuşlar konar dallarına, kırıldığın yerden çiçek açarsın.

Evet, kırıldım. Ama o kırık yerden şimdi bambaşka bir ışık sızıyor. Artık kimin için "daha fazlası" olmam gerektiğini biliyorum. Artık kimin elini tutmam, kimin gölgesinden bile geçmemem gerektiğini biliyorum.


Eskiden çevremdeki gürültüden kendi sesimi duyamıyordum. Şimdi o kalabalıklar dağıldı, alkışlar sustu. Geriye sadece ben, ailem ve gerçek bir avuç, (çok küçük bir avuç) insan kaldı. Şirketlerim, projelerim, gelecek umutlarım... Hepsi artık daha sağlam basıyor yere.


Hasılı; Kendini arayan yitirmeden bulamaz.

Ben 2025’te hayatı tanıdım. Akraba, arkadaş, dost kavramlarını tanıdım. Ama karşılığında; asla sarsılmayacak bir "kendimi" buldum. Yediğim ayazı unutmayacağım, ama o ayazın beni nasıl donduramadığını da asla aklımdan çıkarmayacağım.

Yorumlar


© 2026 - Ali Özer

  • Ali Özer Instagram
bottom of page